“Kurumsal İçerik”ten bahsederken, şirket içinde bulunan her türlü veriyi kastetmekteyiz. Bu herhangi bir kağıt ya da elektronik dosya, bir e-posta, resim dosyası, sistemlerin oluşturduğu dosyalar (log), diğer çoklu ortam dosyaları (ses, görüntü) olabilir.
Bu farklı kaynaklara baktığımızda hepsini aynı kategoride değerlendiremeyiz. İçeriğin bir kısmı düzenlenmiş, bir bölümü kısmen düzenlenmiş, bir kısmı ise hiç düzenlenmemiş olarak elimizde bulunmaktadır.
Düzenlenmiş bilgi olarak her türlü tablo ve formları düşünebiliriz. Kısmen düzenlenmiş içerikten bahsederken yazılmış bir mektup kastetmekteyiz. Hiç düzenlenmemiş içerik olarak ise resim dosyalarını görebiliriz. Burada görülüyor ki “düzenleme” dendiğinde, az önce göstermiş olduğumuz “zeka” seviyesine orantılı düşünebiliriz. Yani bir içerik ne kadar düzenlenmemişse, onu anlamak için o kadar zeka gerekmektedir.
İçeriği kategorize ederken başka bir seçenek ise, onu kaynağına göre değerlendirmek oluyor. Bir kısmını kendimiz oluşturmuşuz, bir kısmı başka kişi ya da uygulama tarafından oluşturulup bize ulaştırılmıştır.
Sonuç olarak, kendimiz oluşturmuş olduğumuz ve düzenlenmiş olan bilgi en kolay değerlendirilebilecek içeriktir. Yani bu tarz içerikte bizi teknoloji en verimli şekilde destekleyebilmektedir (bkz. "Veri - Anlam - Bilgi - Zeka").
28 Mayıs 2009 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder